|
|
 |
|
 |
| |
  |
| Çeviri |
| Sözlük |
| Alfabeler |
| Büyük Türkçe Sözlük |
| Sesli Türkçe Sözlük |
| Kişi Adları Sözlüğü |
| Türk Lehçeleri Sözlüğü |
| Türkçede Batı Kökenli Kelimeler |
| Kelimeler Sözlüğü |
| Türkiye Türkçesi Ağızı
Sözlüğü |
| Terimler Sözlüğü |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
1-kocaman | big. colossal. enormous. gigantic. great. huge. immense. jumbo. massive. monstrous. tremendous. walloping. large. gargantuan. |
2-koca | consort. gargantuan. great. husband. |
3-kocaman | big. huge. enormous. giant. bulky. colossal. cyclopean. elephantine. fab. frightful. gargantuan. gigantean. gigantic. gross. hulking. hulky. jumbo-sized. mammoth. monster. prodigious. rousing. tearing. thumping. thundering. tremendous. walloping. wha. |
4-koca | husband. very big. very large. consort. hubby. mate. old man. |
5-koca | husband. spouse. feller. fellow. goodman. hubby. the old man. old man. |
7-kocabaÅŸ | hawfinch flurcun. beet pancar. þekerpancarý. hawfinch flurcun. |
9-kocaman | huge. enormous. big. colossal. great. hefty. monstrous. ponderous. tremendous. whacking. |
14-kocalı | having a husband. married. |
18-kocama | growing old. aging. senescence. |
koca ile ilgili resimler
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | threadfin | i. berberbalığı, zool. Serranus anthias.... |
| | valise | i. küçük el bavulu, valiz.... |
| | minus | (edat) eksi,çıkarsa. He is minus his hat şapkası yok şapkasızdır. Three minus one equals two üçten bir çıkarsa iki ka... |
| | psychogenic | s. ruhtan çıkan; ruhi etkilerle meydana gelen.... |
| | snub | f. (-bed,-bing) i. hiçe saymak, hakir görmek, küçümsemek; den. halat veya zincirle geminin yolunu kesip durdurmak; den... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yansıtmak | echo. externalize. mirror. picture. project. re-echo. reflect. return. reverberate.... |
| | silktirmek | to have sb shake sth. to have sb shake sth out. to cause sth to shrug (his shoulders.... |
| | güçsüz | faint. feeble. flimsy. impotent. incapable. insubstantial. limp. powerless. senile. thin. unsound. weak. strengthless. l... |
| | paslanmaz | rustproof. stainless. rustless. non-corroding. noncorroding.... |
| | risk | The probability an undesirable outcome will occur, defined in terms of the probability of a particular adverse effect It... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca,
Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence
Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.
Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com |