koca

Anasayfa | EniyiSozluk.com'u açılış sayfanız yapın! | Sık Kullanılanlara Ekleyin!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çeviri
Sözlük
Alfabeler
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Kişi Adları Sözlüğü
Türk Lehçeleri Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler
Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızı Sözlüğü
Terimler Sözlüğü
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son aradıklarım / My last searchs
 
 
 
  ahmet kaya  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kelime (Word) Kaynak (From) Hedef (To)
ç ğ ı ö ş ü ß
 
 
 
 
Türkçe İngilizce
1-kocaman big. colossal. enormous. gigantic. great. huge. immense. jumbo. massive. monstrous. tremendous. walloping. large. gargantuan.
2-koca consort. gargantuan. great. husband.
3-kocaman big. huge. enormous. giant. bulky. colossal. cyclopean. elephantine. fab. frightful. gargantuan. gigantean. gigantic. gross. hulking. hulky. jumbo-sized. mammoth. monster. prodigious. rousing. tearing. thumping. thundering. tremendous. walloping. wha.
4-koca husband. very big. very large. consort. hubby. mate. old man.
5-koca husband. spouse. feller. fellow. goodman. hubby. the old man. old man.
6-kocakarı hag.
7-kocabaÅŸ hawfinch flurcun. beet pancar. þekerpancarý. hawfinch flurcun.
8-kocakarı crone. old woman. hag.
9-kocaman huge. enormous. big. colossal. great. hefty. monstrous. ponderous. tremendous. whacking.
10-kocakarı hag. old woman. mother.
11-kocamak to age. to grow old.
12-kocasız husbandless. widowed.
13-kocasızlık being husbandless. widowhood.
14-kocalı having a husband. married.
15-kocatmak to put years on sb. to age.
16-kocakarı ilacı folk remedy. nostrum. patent medicine.
17-kocamak grow old. age.
18-kocama growing old. aging. senescence.
19-kocalık being a husband. old age.

koca ile ilgili resimler

 
 
 
 
İngilizce Türkçe
threadfin i. berberbalığı, zool. Serranus anthias....

valise i. küçük el bavulu, valiz....

minus (edat) eksi,çıkarsa. He is minus his hat şapkası yok şapkasızdır. Three minus one equals two üçten bir çıkarsa iki ka...

psychogenic s. ruhtan çıkan; ruhi etkilerle meydana gelen....

snub f. (-bed,-bing) i. hiçe saymak, hakir görmek, küçümsemek; den. halat veya zincirle geminin yolunu kesip durdurmak; den...

 
 
 
 
 
Türkçeİngilizce
yansıtmak echo. externalize. mirror. picture. project. re-echo. reflect. return. reverberate....

silktirmek to have sb shake sth. to have sb shake sth out. to cause sth to shrug (his shoulders....

güçsüz faint. feeble. flimsy. impotent. incapable. insubstantial. limp. powerless. senile. thin. unsound. weak. strengthless. l...

paslanmaz rustproof. stainless. rustless. non-corroding. noncorroding....

risk The probability an undesirable outcome will occur, defined in terms of the probability of a particular adverse effect It...

 
 
 
  Anasayfa | Çeviri | Sözlük | Linkler | Siteler |  
 
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca, Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.

Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com