 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | parade | f. gösteriş yapmak; tören için askeri sıraya dizmek; saflar halinde geçirmek; gösteriş yapmak için dolaşmak; kibirle gö... |
| | cobble | (i)., (f). kaldırım taşı; (f). kaldırım taşı döşemek; ayakkabı tamir etmek, pençe vurmak. cobblestone (i). parke taşı, k... |
| | welcome | f., i., s.,(ünlem) iyi karşılamak, memnuniyetle karsılamak, hoş karşılamak; nezaket göstermek, samimiyet göstermek; i. s... |
| | ammeter | (i)., (elek). elektrik akımını amperle ölçen alet, ampermetre.... |
| | huff | f., i. kabadayılık göstermek; bir kimseye öfkelenmek; dama oyununda atlama fırsatını kaybettiğinden hasmının taşını yut... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | insani yardım | humanitarian aid.... |
| | tromp | A trumpet; a trump.... |
| | yazılı | written. registered. decreed by fate. destined. test. examination. written examination/exam. inscribed. nominal. fated.... |
| | propaganda | A way of presenting a belief that seeks to generate acceptance without regard to facts or the right of others to be hear... |
| | yağ | adipose. fat. grease. oil. slush.... |
|
|
|
 |
|
 |
|