 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | particularism | i. bir kimsenin kendisini belirli fikir veya partiye adaması.... |
| | pouter | i. somurtkan kimse; kursağını şişirme kabiliyeti olan bir güvercin.... |
| | pluperfect | s., i., gram. belirli bir geçmişteki olaydan daha önce olmuş olayın hikâyesi, (kıs. plup).... |
| | shop | (i)., (f). (ped ping) dükkân, mağaza; atelye; fabrika, imalâthane, iş; (f). çarşıya gitmek, alışverişe çıkmak; for ile ... |
| | baptize | (f). vaftiz etmek; ad koymak vaftiz ayini ifa etmek; ilk defa kullanmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | bulaşıcı | contagious. infectious. catching. communicable.... |
| | sinyal | blip.... |
| | çeşitli | different. diverse. miscellaneous. mixed. multifarious. multiple. sundry. varied. various. assorted. manifold.... |
| | taraflı | sided.... |
| | armonik | harmonic.... |
|
|
|
 |
|
 |
|