 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hardboiled | (s.) lop, katı (yumurta); (k.dili) sert; kolay kanmaz.... |
| | groggy | (s.) sersemlemiş, sarhoş, ayyaş .... |
| | misunderstand | f. (-stood) yanlış anlamak, ters anlamak. misunder standing i. yanlış anlama; anlaşmazlık.... |
| | cockerel | (i). yavru horoz.... |
| | bleak | s. rüzgâra maruz, açık, çıplak; soğuk, ısınması güç; kasvetli, sıkıcı, solgun. bleakly z. rüzgara açık bir sekilde. blea... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|