 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | diligent | (s). gayretli, dikkatli, çalışkan. diligently (z). gayretle.... |
| | beefeater | (i). ingiltere'de kraliyet muhafız alayının askeri; sığır eti yiyen kimse; (argo) ingiliz.... |
| | drill | (i)., (f). matkap, delgi; matkapla delik açma usulü; istiridyeleri yok eden bir çeşit kabuklu deniz hayvanı, (zool). U... |
| | dope | (i)., (f). herhangi koyu bir sıvı veya hamurumsu preparat; (hav). uçak kanatlarının yapımında kullanılan bez cilâsı; din... |
| | meeting | i. toplantı; cemaat; birleşme, bitişme; meydan toplantısı, miting. meeting house toplant için kullanılan ev; Kuveykır ki... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | emekçi | worker. proletarian.... |
| | diskalifiye | disqualification.... |
| | fen | Low land overflowed, or covered wholly or partially with water, but producing sedge, coarse grasses, or other aquatic pl... |
| | buyrun | bitte! herein!.... |
| | beyinsel | cerebral.... |
|
|
|
 |
|
 |
|