 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tilt | f., i. eğilmek, bir yana yatmak; eğmek; at üzerinde mızrakla hamle etmek; arkaya yatırmak veya eğmek; saldırmak için m... |
| | gauntlet | i. zırh eldiveni; uzun eldiven take up the gauntlet meydan okuma mahiyetindeki daveti kabul etmek. throw down the gaunt... |
| | discuss | (f). müzakere etmek, görüşmek, münakaşa etmek, tartışmak. discussant (i). bir toplantı veya seminere katılan kimse, k... |
| | accost | (f), yaklaşıp hitap etmek.... |
| | alabaster | (i). su mermeri, kaymak taşı. Oriental alabaster Bektaşi taşı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kabarcık | bubble. shaggy. blister. pimple.... |
| | başvuru | application. letter of application. recourse. appeal.... |
| | kaygan | slippery. slippy. greasy. lubricious. lubricous. slick. slithery.... |
| | örtünmek | to cover oneself. to veil oneself. to cover oneself with.... |
| | dinlence | holiday. vacation tatil.... |
|
|
|
 |
|
 |
|