| English | Türkçe |
| dinnerware | (i). yemek takımı.... |
|
| increment | i. artma, çoğalma; azar azar artma; fazlalık; mat. nicelik farkı. unearned increment ikt. bir servet veya bir değerin... |
|
| quagmire | i. batak, bataklık: zor durum.... |
|
| reprimand | i., f. azar, paylama, tekdir; f. azarlamak, tekdir etmek.... |
|
| freighter | (i). şilep; yük sevkeden firma; ambarcı.... |
|
| ultramodern | s. fazla modern, ültramodern.... |
|
| paddle | f. sığ suda gezinmek; suda oynamak; sendeleyerek yürümek (çocuk veya ihtiyar).... |
|
| hogtie | (f). (tied, tying veya tieing) el ve ayakları beraber bağlamak; (k).dili (bir kimseyi) aciz bir durumda bırakmak.... |
|
| footman | (i). üniformalı uşak; piyade neferi.... |
|
| anatomize | ing mise teşrih etmek açımlamak dikkatle tahlil veya tetkik etmek |
|