 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | liquidate | f. ödeyip tasfiye etmek (borç), tediye etmek; tasfiye etmek (iş), işi kapatmak, likide etmek: argo öldürmek.... |
| | caw | (i)., (f). karga sesi, gak; (f). karga gibi ötmek, gaklamak.... |
| | rosewood | i. tropikal bir ağacın koyu kırmızı ve güzel kokulu odunu.... |
| | have | (f.) (had, having) kural dışı çekimleri: simdiki zaman 1, you, we, they have (eski thou hast); he, she, it has (eski h... |
| | enigmatic | s.bilmece kabilinden, karışık, anlasıaz, saşırtıcı. enigmat'ically z. anlaşılması zor bir surette.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | seçici | selective. discriminating. picky. selecting. choosing. selector.... |
| | üvey | adoptive. step. foster.... |
| | çekişme | contention.... |
| | şakımak | warble.... |
| | ali | Acer Laboratories Inc.... |
|
|
|
 |
|
 |
|