| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | sesqui | önek bir buçuk.... |
| | thong | i., f. sırım, ince kösele şerit; f. sırımla bağlamak; sırım takmak.... |
| | underway | z. yolunda, yoluna girmiş, başlanmış.... |
| | ammoniac | (s). amonyak ile ilgili.... |
| | gladiola | bak. gladiolus.... |
| | h , h | (i.) İngiliz alfabesinin sekizinci harfi (Honor, hour herb ve diğer bazı kelimelerin başında ve herhangi bir kelime ve... |
| | despite | (i)., edat nefret, kin, garez; edat -e rağmen. in despite of -e rağmen, bununla beraber, yine de; karşı koyarak.... |
| | tusker | i. uzun ve sivri dişli fil veya yaban domuzu.... |
| | throstle | i. güzel sesli ardıçkuşu, zool. Turdus ericetorum.... |
| | housecoat | uzun etekli entari sabahlık |
|
|
| Türkçe | English | | vaftizhane | baptistery.... |
| | post | To enter on a list, as for service, promotion, or the like.... |
| | esnasında | on the spur of the moment. in.... |
| | lep | The Large Electron-Positron collider, the world's largest particle accelerator, which is 26 7 km in circumference and so... |
| | atlamak | bypass. jump. omit. skip. to jump. to miss. to catch. to omit. to slip. to leave out. to have intercourse with. gambol. ... |
| | ulaştırmak | clock.... |
| | anamalcılık | capitalism.... |
| | yalancı dolma | vegetable stuffed with a mixture of meat and rise.... |
| | zımnen | by implication. indirectly. tacitly. implicitly. impliedly.... |
| | elektrik | cable electricity power electric electrical |
|
|
|