 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | slush | i. sulu çamur; yarı erimiş kar; den. yağlı yemek artıkları; makina yağlamasında kullanılan yağlı karışım; beyaz kurşun... |
| | gravedigger | (i.) mezarcı .... |
| | rowan | i. üvez, bot. Sorbus aucuparia.... |
| | instrumentanlsm | i., fels. etkili eylem için mantıki düşünce gerektiğini ileri süren bir tür faydacılık.... |
| | sponsor | i., f. kefil; vaftiz babası veya anası, manevi baba veya ana; bir radyo veya televizyon programının masraflarını kar... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | uyuşuk | asleep. bovine. dead. indolent. inert. languid. lazy. listless. numb. shiftless. sluggish. numbed. insensible. lethargic... |
| | mürtet | seceder.... |
| | vasıtasız vergi | direct tax.... |
| | sin | The breaking of one of the Ten Commandments of the Old Testament of the Bible, but later included any non-adherence to t... |
| | sabıka | criminal record. crime. previous conviction.... |
|
|
|
 |
|
 |
|