| English | Türkçe | | pervade | f. istilâ etmek, kaplamak, yayılmak.... |
| | katmandu | i. Katmandu, Nepal'in başkenti.... |
| | upsweep | i. tepe topuzu. upswept s. tepede toplanmış (saç).... |
| | wetting | i. ıslanma, ıslatma; ıslatan şey. wetting agent kim. sıvıya ilâve edilen ıslatıcı madde.... |
| | futurity | i istikbal, gelecek; ileride meydana gelecek bir olay fuze, fuzee bak fuse, fusee... |
| | aspect | (i). görünüş, gösteriş, veçhe, suret; yüz, çehre, sima; bakış, görüş, nazar; safha, hal, durum, vaziyet; (astrol). g... |
| | unguarded | s. muhafazasız, koruyucusuz; tedbirsiz, ihtiyatsız, gafil.... |
| | band | (i)., f, takım, zümre; bando; dans müziği çalan orkestra; (f).toplamak, bir kamp v.b.'nde bir araya gelmek, birleşmek; b... |
| | incombustible | s., i. yanmaz, ateş almaz, tutuşmaz; i. ateş almaz madde. incombustibil'ity i. yanmazlık. in combus'tibly z. ateş almay... |
| | sarcasm | iğneleyici ve küçümseyici söz acı söz istihza |
|
|