 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | re | (i.), (müz.) gamda ikinci nota, re.... |
| | archipelago | (i). üzerinde irili ufaklı çok sayıda ada bulunan deniz; takımadalar ; adalar grubu. the Archipelago Adalar Denizi, E... |
| | footstool | (i). ayak taburesi.... |
| | stranger | i. yabancı; dışarıdan gelen kimse; tanınmamış kimse; bir işin yabancısı veya acemisi; huk. hakkı olmadan bir işe karı... |
| | sardine | i. sardalye, ateşbalığı, zool. Sardina pilchardus. packed like sardines sardalye gibi istif edilmiş.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kırdırmak | to have sb break sth. to cause sb to break sth. to have a rate discounted. to get an advance on one's salary.... |
| | pare | Fig.: To diminish the bulk of; to reduce; to lessen. decrease gradually or bit by bit remove the edges from and cut down... |
| | şufa hakkı | right of pre-emption. first option. pre-emptive right. right of preemption. first claim. first refusal. first right of p... |
| | erme | To grieve; to feel sad.... |
| | ağrısız | painless.... |
|
|
|
 |
|
 |
|