 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | reallife | (s.), ABD, (k.dili) gerçek hayata dayanan.... |
| | tenor | (i.), (s.) belirli meslek veya yön veya istidat, cereyan, gidiş, akış; tabiat, mizaç, mahiyet; (huk.) asıl suret veya k... |
| | point blank | i.,s.,z. doğrudan doğruya hedefe yapılan atış;s. yatay olarak atılan; doğrudan doğruya atılabilecek kadar yakın;açık,aşi... |
| | flesh | (f). et yedirmek, etle beslemek; kan dökmek; hırsını tahrik etmek; etle kaplamak; eti sıyırmak (deriden). flesh out do... |
| | fasciated | (s). şeritli, kemer veya sargı ile bağlı; (bot). bir çok dalların birleşmesinden meydana gelmiş ve yassılaşmış; renk ren... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | viski | whisky.... |
| | bilet | ticket.... |
| | saptırıcı | diversionary.... |
| | harbi | ramrod. correct. straight.... |
| | yanıt | answer. rejoinder. reply. response.... |
|
|
|
 |
|
 |
|