 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | popularize | f. halkın rağbet edeceği şekle sokmak; halka hitap etmek; herkesin anlayacağı şekle sokmak. populari za'tion i. halkın ... |
| | waaf | kıs., İng. Women's Auxiliary Air Force.... |
| | fan | (i)., (h. dili) hayran veya düşkün kimse,meraklı kimse. sport fan spor tiryakisi .movie fan sinema meraklısı.... |
| | strigil | i. eski Roma ve Yunan'da uzun saplı hamam kaşağısı; eski Roma binalarında süs için yapılan bir çeşit oyuk.... |
| | sponsor | i., f. kefil; vaftiz babası veya anası, manevi baba veya ana; bir radyo veya televizyon programının masraflarını kar... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sokak çocuğu | ragamuffin.... |
| | asma köprü | suspension bridge. drawbridge.... |
| | perakendeci | retail merchant.... |
| | mutlak | absolute. unconditional. unlimited. unrestricted. by all means. without fail. surely. certain. infinite. peremptory. ple... |
| | hayret | bewilderment. gosh. wonder. amazement. astonishment. surprise. wow!. gosh!. how surprising.... |
|
|
|
 |
|
 |
|