 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | corps | (i). kolordu, müfreze, kıta; topluluk. corps de ballet bale topluluğu. diplomatic corps kordiplomatik.... |
| | troll | f., i. su içinde olta sürükleyerek balık tutmak; birbirini takip eden birkaç sesle şarkı söylemek; yüksek sesle veya s... |
| | loran | i. radyo sinyalleri ile gemi veya uçağın yerini tespit eden bir sistem.... |
| | blithesome | s. neşeli, canlı. blithesomeness i. neşelilik.... |
| | commingle | (f). karıştırmak, katıştırmak; karışmak, kaynaşmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | zebani | the old dragon. hellhound.... |
| | fars | Rules and regulations designed by the Federal Aviation Administration to control airspace operations in the United State... |
| | tahliye | emptying. unloading. discharging. evacuation. vacating. ejection. releasing. setting free. dashboard. discharge. disposs... |
| | yıl | Year.... |
| | borç | debit. debt. loan. obligation. liability. accommodation. arrear. care. debit. encumbrance. red. arrears.... |
|
|
|
 |
|
 |
|