 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | liver | i. yaşayan kimse; belirli bir hayat yaşayan kimse. clean liver temiz hayat yaşayan kimse. high liver boğazına düşkün ki... |
| | echinus | (i). deniz kirpisi, denizkestanesi; (mim.) yastık, Dorik sütunlarda yuvarlak kenarlı sütun başlığı.... |
| | spat | f., bak. spit.... |
| | countryside | (i). kır, kırlık; sayfiye.... |
| | fetid, foetid | (s). kokmuş, kokuşmuş, taaffün etmiş. fetidness (i). kokuşma, taaffün.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|