 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | camel | (i). deve, hecin; (den). sığ yerlerde gemi yüzdürmek için kullanılan tombaz. cameleer (i). deveci; hecin süvarisi. camel... |
| | spenserian | s. İngiliz şairi Edmund Spenser'a ait. Spenserian stanza Faerie Queen şiirinde kullanılan nazım şekli.... |
| | burn | i. yanık, yanık yeri; pişirme (tuğla veye kiremit); iskoç çay, ırmak, dere.... |
| | godforsaken | (s.) Allah tarafından terkedilmiş; vicdansız; kahrolası .... |
| | lash | (f.) kamçı ile vurmak, dövmek, kamçılamak; kınamak, ayıplamak; azarlamak; galeyana getirmek; hicvetmek; vurmak, şiddetle... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | direkt | direct. non-stop. straight. through. thru. thro.... |
| | çalmak | steal. blow. lift. walk away with. bag. thieve. knock off. knock. abstract. adopt. cop. crib. defalcate. filch. grind. g... |
| | veri | data. datum. throughput.... |
| | yanık | burn. on.... |
| | payda | denominator.... |
|
|
|
 |
|
 |
|