 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | slew | bak. slay.... |
| | hitch | (f). ip ile bağlamak; bağlamak, iliştirmek, takmak; topallayarak yürümek; çekelemek; (k).dili evlenmek; takılmak, yakala... |
| | sensationalism | i., fels. duyumculuk; heyecan uyandırıcı yöntemlere baş vurma, sansasyonalizm; iyiliği duygulara bağlı olarak değerlen... |
| | fit | (f). (ted, ting) (i). uygun olmak; uygun bir hale getirmek, prova etmek; uydurmak; dikkatle üzerine koymak; uymak; uyg... |
| | cold storage | soğuk hava deposu; kdili geçici olarak kullanma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | su sarnıcı | water back.... |
| | şenaat | atrocity. felony. infamy.... |
| | taşkınlık | marked lack of restraint. rowdiness. boisterousness. impetuousness. excessive exuberance. rowdy and unrestrained behavio... |
| | mademki | nachdem.... |
| | ruhban sınıfı | body of clergy. priesthood.... |
|
|
|
 |
|
 |
|