| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | miter | , ing mitre i. piskoposluk tacı; piskoposluk rütbesi; gönye. miter box gönye kesmek için testereyi kılavuzlayan kutu... |
| | etch | (f.) asitle yakmak; madeni veya başka bir levhayı asitle yakarak resim kalıbı çıkarmak.... |
| | podesta | i. ortaçağda İtalyan şehirlerinde vali veya hakim.... |
| | gamecock | i dövuiş horoZu... |
| | saline | s., i. bir çeşit maden tuzu ile dolu; tuzlu, tuz gibi; tuz hassası olan; i., tıb. birkaç çeşit maden tuzu.... |
| | revivify | f. yeni hayat vermek, yeniden canlandırmak. revivifica'tion diriltme, canlandırma.... |
| | engaging | s. çekici, cazip, hoşa giden.... |
| | grommet , grummet | (i.) iliğin madeni kenarı; (den.) ipten yapılan simit halkası, çevirme kasa.... |
| | saltrising | i. patates mayasından yapılmış ekmek.... |
| | neck | boyun boyun gibi şey iki kara parçasını birleştiren dil kıstak boğaz müz keman sapı elbise yakası argo sevişirken kucaklaşıp öpüşmek neck and neck yarışta at başı beraber break ones neck boynu kırılmak azami gayreti sarfetmek fall on one's neck birinin boynuna sarılmak get it in the neck ağır darbe yemek risk one's neck hayatını tehlikeye koymak stiff neck tutulmuş boyun wry neck eğri boyun |
|
|
|
|