eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-yetkisiz without authority. not entitled. unauthorized.
2-yetkisiz unauthorized.
3-yetkisiz incompetent. unauthorized. unjustified.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ciyerEng > Tr12:56:41
öteEng > Tr12:55:20
üzlEng > Tr12:54:31
fakatEng > Tr12:51:32
fakatTr > Eng12:51:16
merhabaTr > Eng11:18:12
ENG TUREng > Tr10:24:44
ü´`Eng > Tr18:55:15
screwEng > Tr13:49:49
ıüşEng > Tr23:15:18
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
miter , ing mitre i. piskoposluk tacı; piskoposluk rütbesi; gönye. miter box gönye kesmek için testereyi kılavuzlayan kutu...

etch (f.) asitle yakmak; madeni veya başka bir levhayı asitle yakarak resim kalıbı çıkarmak....

podesta i. ortaçağda İtalyan şehirlerinde vali veya hakim....

gamecock i dövuiş horoZu...

saline s., i. bir çeşit maden tuzu ile dolu; tuzlu, tuz gibi; tuz hassası olan; i., tıb. birkaç çeşit maden tuzu....

revivify f. yeni hayat vermek, yeniden canlandırmak. revivifica'tion diriltme, canlandırma....

engaging s. çekici, cazip, hoşa giden....

grommet , grummet (i.) iliğin madeni kenarı; (den.) ipten yapılan simit halkası, çevirme kasa....

saltrising i. patates mayasından yapılmış ekmek....

neck boyun boyun gibi şey iki kara parçasını birleştiren dil kıstak boğaz müz keman sapı elbise yakası argo sevişirken kucaklaşıp öpüşmek neck and neck yarışta at başı beraber break ones neck boynu kırılmak azami gayreti sarfetmek fall on one's neck birinin boynuna sarılmak get it in the neck ağır darbe yemek risk one's neck hayatını tehlikeye koymak stiff neck tutulmuş boyun wry neck eğri boyun

TürkçeEnglish
işlem proceeding. process. sum. transaction. operation. treatment....

kaymakamlık rank / duties of a kaimakam. administrative district within a province. building housing a kaimakam's office. district....

soy sop family. relations. line. ancestor....

sağlıksız bad. frail. insanitary. poor. sallow. unhealthy. unsound. ill. unreliable. wrong....

fars Fatal Accident Reporting System....

erime fusion. solution. melting. dissolution....

krater caldera , crater , sinkhole , calderas....

pıtırtı patter. pattering sound....

sandal a shoe consisting of a sole fastened by straps to the foot....

taraflı sided partial partisan tendentious unfair colored coloured biased biassed interested one sided one way prejudiced warped