| English | Türkçe | | rescind | f. lağvetmek, feshetmek, iptal etmek, kaldırmak.... |
| | terminative | (s.) bitiren, son veren; kesin, nihai. terminatively (z.) son vererek.... |
| | creamery | (i). süthane, sütçü dükkânı.... |
| | mandamus | i., huk. yüksek mahkeme tarafından bir alt mahkemeye veya belediyeye verilen yazılı emir.... |
| | wasteful | s. harap eden; müsrif, savurgan, boş yere ziyan eden. wastefully z. israf ederek. wastefulness i. israf, ziyankarlık... |
| | guaranty | (i.), (f.) garanti, kefalet; (f.) garanti etmek.... |
| | sell | f., (sold) i. satmak; satışıyle meşgul olmak; satışım artırmak; k.dili beğendirmek; (argo) aldatmak, kazıklamak; satıl... |
| | fabric | (i). kumaş, bez, dokuma; bünye, nesiç, doku.... |
| | bawdy | (s)., (i). açık saçık, müstehcen; (i). müstehcen söz. bawdily (z). açık saçık bir şekilde. bawdiness (i). açık saçık olu... |
| | hoarhound | bak horehound |
|
|