 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ocher , ing ochre | (i.) kırmızı veya sarı renkli bir çeşit demir cevheri, aşıboyası, toprak boya; koyu sarı renk. ochreous, ocherous (s.... |
| | heartbeat | (i). yürek vuruşu.... |
| | commonplace | (s)., (i). adi, sıradan, bayağı; olağan; kişiliği olmayan; (i). beylik laf, klişe, çok söylenmiş söz; çok görülmüş herha... |
| | empathy | i., psik. bir başkasının duygularını anlayabilme... |
| | gravity | (i.), (fiz.) yerçekimi; cazibe, çekim; ağırlık; ciddiyet, vakar, temkin; önem, ehemmiyet; tehlike; (müz.) kalınlık, pe... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eşlemek | map. to pair. to match. to synchronize. mate.... |
| | tarafsızlık | impartiality. detachment.... |
| | düzenlenme | regulation.... |
| | nihai | decisive. final. last. plenary acuse. conclusive. definitive. eventual adj. final declaration. peremptory. ultimate.... |
| | derman | strength. power. energy. remedy. cure. medicine. relief.... |
|
|
|
 |
|
 |
|