| English | Türkçe |
| springbok , -buck | i. Güney Afrika'da bulunan bir cins ceylan zool. Antidorcas marsupialis.... |
|
| endoplasm | i., biyol. protoplazmanın yumuşak iç tabakası, iç plazma.... |
|
| thrombus | i. (çoğ. -bi) tıb. kan damarını tıkayan pıhtı.... |
|
| mos | i. yosun; yosun öbeği; İskoç bataklık, turbalık. moss agate içi yosuna benzeyen akik taşı. moss rose sapı ve çanağı t... |
|
| eve | (i.) akşam; arife gecesi; arife.... |
|
| macrocosm | i. kendi başına küçük bir alem olan insana oranla büyük alem, kainat, evren.... |
|
| nictitate , nidify | f. göz kırpmak. nictitation i. göz kırpma.... |
|
| steep | s., i. dik, sarp; k.dili. fazla, aşırı, yüksek (fiyat); i. dik yokuş, uçurum. steeply z. dikine; hızla. steepness i. s... |
|
| bread | i. ekmek, yiyecek; maişet, geçim; (argo) para breadbasket i. ekmek sepeti; mec. tahıl ambarı; (argo) mide. bread crumb e... |
|
| gore | peş üç köşeli parça kumaş kumaşı bu şekilde kesmek peş koymak |
|