eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-yaşlıca getting on in years. oldish. elderly.
2-yaşlı antiquated. elderly. old. screw. senile.
3-yaşlılık senile. age. old age. senescence. senility.
4-yaşlı aged. old. advanced in years. geriatric. gray. grey. long in the tooth. over the hill.
5-yaşlıca of a certain age. oldish.
6-yaşlılık sigortası old-age insurance. old-age insurance. old-age pension.
7-yaşlılar yurdu home for the aged. home for the elderly.
8-yaşlılık age. old age. advanced years.
9-yaşlılık old age.
10-yaşlı aged. doddered. elderly. old. overaged. senior. stricken in years. tear-stained. watery. well on in years. geriatric. old-timer. oldie. senior citizen.
11-yaşlık damp. dampness. moistness.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
TURKce englishTr > Eng21:47:58
kaşalotEng > Tr21:01:23
sweetnessEng > Tr11:04:27
a fractional moEng > Tr15:18:37
gerçek aşkTr > Eng15:17:49
seni tatlıTr > Eng15:17:25
seni tatlı şeyTr > Eng15:16:59
referrerEng > Tr21:52:00
referredEng > Tr21:51:40
şöçEng > Tr21:00:18
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
quotable s. aktarma yolu ile söylenebilir, aktarılabilir. quotabil'ity i. aktarmaya uygun olma. quotably z. aktarılacak surette....

amplify (f). bollaştırmak, genişletmek , büyütmek; sesini kuvvetlendirmek; ayrıntıları ile söylemek veya yazmak; mübalâğa e...

woden, wodan i. eski İskandinavların baş tanrısı....

decentralize (f). sorumluluğu dağıtmak, bir merkezden idare etmemek....

moderation i. ılımlılık, itidal; insaf. in moderation ifrata gitmeden, aşırılığa kaçmadan, itidalle....

mete f., out ile ölçüp vermek veya taksim etmek....

isometric (s.) ölçü bakımından eşit olan, öIçüleri eşit olan. isometric exercise hareketsiz olarak kasılma ile adale egzersizi. i...

microanalysis i., kim. çok ufak miktarlann tahlili....

tickler i. gıdıklayan kimse veya şey; muhtıra defteri, borç ve vadeleri gösteren defter....

rainy yağmurlu rainy day darda kalınan zaman sıkıntılı zaman raininess yağmur çokluğu

TürkçeEnglish
bin In CPU-speak, a single speed increment as defined by a 0 5 multiplier jump For example, on a 66MHz system bus, a 266MHz ...

tahini A thick, creamy paste or butter made from ground sesame seeds Used as a seasoning for dips, sauces, spreads, and other d...

pul 100 puls equal 1 afghani....

yavrulama propagation....

geçmiş zaman past times....

buraya kadar thus far....

ahşap wood....

minibüs minibus. small bus. mini- bus....

korse girdle. corset....

bızır clit clitoris