| English | Türkçe |
| lassitude | (i.) dermansızlık, halsizlik, bitkinlik, yorgunluk.... |
|
| secund | s., bot., zool. bir taraflı, tek yanlı.... |
|
| unreel | f. (makaraya sarılı şeyi) çözmek.... |
|
| zwinglian | s. 16. yy.'da yaşamış olan İsviçreli Protestan lideri Zwingli'nin öğretilerime ait.... |
|
| billposter | i. afiş asan kimse.... |
|
| unscathed | s. yaralanmamış, yarasız .... |
|
| sosk | f., i. iyice ıslatmak, sırılsıklam etmek; suda bırakıp ıslatmak;(up veya in ile) emmek veya içine çekmek; içine girmek... |
|
| rapeseed | (i.) kolza tohumu; kolza, (bot.) Brassica napus.... |
|
| sulfuric | s., kim. kükürtlü. sulfuric acid sülfurik asit, zaçyağı, karaboya.... |
|
| admonition | tembih ihtar nasihat öğüt |
|