eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-yansımak to reflect. to be reflected. to echo.
2-yansımak rebound. reverberate.
3-yansıma reflection. repercussion. mirror. echo.
4-yansımak to be reflected. to echo. rebound. reflect. reverberate.
5-yansıma rebound. reflection. reflex. reflexion. repercussion. response. reverberation.
6-yansıma bounce. reflection. echoing. repercussions. reverberation.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
key f. kilitlemek; mak. tutturmak; kilit taşını yerleştirip kemeri tamamlamak; kitapta bakılması gereken yeri gösteren not ...

confute (f). tekzip etmek, yalanlamak, aksini ispat etmek, (bir iddiayı) çürütmek; (karşısındakini) susturmak....

gingham i. alaca dokuma, çizgili pamuklu kumaş....

subordinate s., i. aşağı alt, küçük, ikincil; tabi; gram. bağlı; i. ast; ikinci derecede memur. subordinate clause gram. bağımlı ...

untruthful s. yalan, uydurma; yalancı. untruthfully z. yalanla. untruth fulness i. gerçeksizlik....

betterment i. Islah, iyileşme; huk. gayri menkul üzerinde yapılan devamlı Islahat ve masraflar; bir gayri menkulün, yol açılması gi...

forcemeat (i). baharatlı kıyma....

specialty i. özellik, hususiyet; spesiyalite; ihtisas, uzmanlık; huk. mühürlü sözleşme. specialty of the house lokantanın spesya...

talk f., i. konuşmak, söylemek; lakırdı etmek, laf etmek; müzakere etmek, görüşmek; (A.B.D.), k.dili. gammazlamak; k.dili. h...

incidental rastlantıya bağlı tesadüfi arızi dıştan gelen doğal olarak takip eden incidentally tesadüfen fazladan aklıma gelmişken

TürkçeEnglish
laubali cavalier. familiar. free. perky. rakish. saucy. pert. familiar. casual....

faaliyet activity. working order. action. agency. energy. goings on. play. stir....

adap convenances. customs....

vezir vizier. queen....

acele etmek to hurry up. to make haste. to hasten. to be quick. to rush. to scurry. to flurry. beetle. come on. to put one's best fo...

lim Lifeline Interface Module. abbr Link Interface Module. light intensity modulation....

yalın bald. bare. naked. nominative. plain. severe. simple. simplex. simplificative. unvarnished. vivid....

iş ilişkisi business connection. business relations....

zaviye corner. nook. angle. point of view. viewpoint. a small dervish lodge....

ses bilimi acoustics phonetics