 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | intent | (s.) dikkatli, gayretli; niyet etmiş. intently (z.) dikkatle. intentness (i.) sıkı dikkat.... |
| | activist | (i). etkinci; eylemci, özellikle politikada eylemciliğe meyilli olan kimse.... |
| | strigil | i. eski Roma ve Yunan'da uzun saplı hamam kaşağısı; eski Roma binalarında süs için yapılan bir çeşit oyuk.... |
| | loran | i. radyo sinyalleri ile gemi veya uçağın yerini tespit eden bir sistem.... |
| | transference | i., psik. hislerin psikolojik olarak bir başkasına yönelmesi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | flambe | Served with ignited spirits poured over.... |
| | tamlamak | modify.... |
| | susam | sesame. sesame seed.... |
| | vakumlu | vacuum.... |
| | uygun | acceptable. adequate. agreeable. amenable. applicable. appropriate. apt. becoming. central. coherent. commensurate. cong... |
|
|
|
 |
|
 |
|