 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | beguine | i., Fr. 12. yüzyllda Hollanda,da kurulan layik hemşirelik teşkilâtı üyesi; bugün Katolik kilisesine bağlı ve kendini din... |
| | surfeit | i., f. yiyip içmede aşırılık; çatlayacak derecede yemek yeme hastalığı; tokluk; aşırı derecede yemek yemekten ileri gele... |
| | yellow | s.,i.,f. sarı renkli; rengi sararmış; k.dili. korkak, alçak, namussuz; heyacan yaratan (gazete); kıskanç; i. sarı boya, ... |
| | reduplication | (i.) iki kat etme veya olma, iki misline çıkarma veya çıkma, tekerrür; (gram.) bir hece veya harfi tekrarlama.... |
| | fanfaronade | (i). övünme, atma, farfaralık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lot | Generally, any portion or parcel of real estate property Usually refers to a portion of a subdivision.... |
| | duymak | to hear. to feel. to sense. to perceive. to experience. to have the sensation of. to get wind of sth.... |
| | maganda | yokel. yahoo. lout. hick.... |
| | beygir | horse. nag. packhorse. carthorse. vaulting horse.... |
| | dönük | turned. facing. directed.... |
|
|
|
 |
|
 |
|