 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | penitentiary | i., s. hapishane, cezaevi; s. pişmanlığa ait; ağır suçla ilgili.... |
| | atlas | (i)., (mit). göklere destek olduğu söylenen bir yarı-tanrı. Atlas Mountains Atlas Dağları.... |
| | flagitious | (s).habis, çok çirkin, alçakça; ağır suç kabilinden. flagitiously (z). habis bir şekilde, ağır suç teşkil edecek şekild... |
| | stringent | s. zorlu, yeğin; zor şartlarda engellenmiş; sıkı, dar; paraselik çeken; ikna edici kandırıcı. stringency i. sıkılık; p... |
| | proximity | i. yakınlık. proximity of blood kan yakınlığı, akrabalık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ot | Abbreviation of Off Topic Used in message board postings to denote content that is not specifically related to the theme... |
| | leke | blot. discredit. dishonour. mark. reproach. shame. smear. smirch. soil. speckle. splash. spot. stain. taint. blemish.... |
| | vasiyetname | testament. will. will.... |
| | heyecanlandırmak | electrify. excite. ferment. fire. send. thrill. titillate. warm. windfall. to excite. to thrill. to turn sb on. to titil... |
| | selen | selenium.... |
|
|
|
 |
|
 |
|