 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | descend | (f). inmek, alçalmak, çökmek; kendini küçültmek, düşmek; baskın yapmak, çullanmak; üşüşmek, başına toplanmak; genelden ö... |
| | monosyllable | i. tek heceli kelime. monosyllabic s. tek heceli.... |
| | enclosure,inclosure | i. kapama, kuşatma, çevirme; kapanma, çevrilme; kapanıp çevrilen şey, etrafı çit veya duvarla çevrili yer, zarf içine ... |
| | humiliate | f. kibrini kırmak, utandırmak, hakaret etmek, rezil etmek.... |
| | psilosis | i., tıb. saçları döken bir çeşit deri hastalığı; tıb. sindirim organlarında yaralar meydana getiren tropikal hastalık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | su taşkını | water flood.... |
| | grev gözcüsü | picheter. picket. strike picket.... |
| | friksiyon | massage. rubbing. friction.... |
| | kıdem tazminatı | severance pay. dismissal pay. termination indemnity. seniority bonus / pay. discharge obligation. seniority allowance. s... |
| | açıcı | opener. expander. spreader. switch. polisher. commentator. varnisher.... |
|
|
|
 |
|
 |
|