| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | universe | i. evren, kâinat, âlem, cihan.... |
| | astrand | (s) . kıyıda, karaya oturmuş.... |
| | leopard | i. pars, panter, zool. Panthera pardus. American leopard Amerika'ya mahsus bir çeşit panter, jaguar. black leopard siy... |
| | tempt | f. baştan çıkarmak, ayartmak; kandırmak; çekici olmak; teşvik etmek; öfkelendirmek, kızdırmak; eskidenemek. tempt fate... |
| | prune | f. budamak; fazla kısımları kesip atmak.... |
| | idioplasm | i., biyol. plazmanın uzviyetin mahiyetini tayin eden kısmı.... |
| | crumple | (f). buruşturmak, buruşmak, örselemek, örselenmek; çökmek.... |
| | myriad | s., i. çok büyük sayıda, sayısız, çok; i. çok büyük sayı; on bin kişi veya şey.... |
| | breakdown | i bozulma, durma (makina); asap bozulması, çökme; teferruatlı hesap; analiz.... |
| | burning | yakma yakış fırınlama yanan yanıcı üzerinde çok münakaşa edilen hararetli burning glass pertavsız burning point yanma noktası fokus burning question hararetli sorun burning shame rezalet büyük ayıp |
|
|
| Türkçe | English | | formalite | formality. circumstance.... |
| | mini | tiny. small. mini. midget. mini-. micro-.... |
| | otlatma | pasturage.... |
| | zülüf | sidelock. earlock. lock or tress of the hair of one's beloved.... |
| | iş birliği | collaboration.... |
| | yargılama | assize. judgment. trial.... |
| | tab | The portion of an asphalt shingle that is outlined by the cutouts.... |
| | guano | A substance found in great abundance on some coasts or islands frequented by sea fowls, and composed chiefly of their ex... |
| | kontrol | check. command. composure. control. curb. direction. disposal. hand. rounds. inspection.... |
| | elzem | indispensable |
|
|
|