 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | chicken | (i)., (s)., (f). piliç, tavuk; tavuk veya diğer kümes hayvanlannın eti; (k.dili). toy kimse; (A.B.D.)., (argo). genç ... |
| | greensickness | (i.), (tıb.) genç kadınlarda kansızlıktan ileri gelen bir hastalık, kloroz .... |
| | ragpicker | i. paçavracı.... |
| | filings | (i). eğe talaşı.... |
| | livery | i. özel üniforma; hizmetçi sınıfı; kılık, kıyafet; kira atlarını besleme işi; kira atları ile arabalarının muhafaza ol... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çeşitli | different. diverse. miscellaneous. mixed. multifarious. multiple. sundry. varied. various. assorted. manifold.... |
| | argon | An inert gas that makes up less than one percent of air.... |
| | dere | valley. brook. stream. rivulet. run. runlet. watercourse. beck. bourn. bourne. branch. creek. dale. gully. kloof. runnel... |
| | oynatımcı | exhibitor.... |
| | alt | ancient , anciently , antiquarian , auld , old , oldly.... |
|
|
|
 |
|
 |
|