| English | Türkçe | | brimstone | i. kükürt; cadaloz kimse, kavgacı kadın.... |
| | depredation | (i). soygunculuk, yağma; hasara uğratma, tahribat.... |
| | lever | i., f. manivela, manivela kolu; fazla gayret sarfına vasıta olan şey; f. manive!a ile kaldırmak veya hareket ettirmek ... |
| | bouffant | s. kabarık.... |
| | so | z., (bağlaç), (ünlem), s. böyle, şöyle, öyle, bu suretle; bu kadar; şu kadar; bu veya şu sebepten; bu cihetle, bu müna... |
| | righthand | s. sağdaki; sağ tarafa ait, sağa dönen; güvenilen. righthand man en çok güvenilen kimse, sağ kol (özellikle iş sahası... |
| | appellee | (i)., (huk). dava temyizinde davalı.... |
| | flamingo | (i). (çoğ. -gos, goes) (zool). flamingo.... |
| | amenability | (i). uysallık, yumuşak başlılık, boyun eğme; yükümlülük, mükellefiyet ; sorumluluk, mesuliyet.... |
| | liana | liane sıcak memleket ormanlarında yetişen ve sarmaşık gibi ağaçlara tırmanan bir bitki |
|
|