 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | limbo | i., Kat. ilah. vaftiz edilmeden ölen çocuklarla İsa'dan evvel yaşamış olanların ruhlarının bulunduğu yer; istenmeyen v... |
| | internationalize | (f.) milletlerarası kontrola sokmak, enternasyonal hale koymak, beynelmilel kılmak. internationalization (i.) milletlera... |
| | theorize , (ıng.) rise | (f.) teori kurmak, nazariye yürütmek. theoriza'tion (i.) teori yapma. theorizer (i.) nazariye yürüten kimse.... |
| | noisemaker | (i.) merasimlerde gürültü çıkaran zil, borazan ve benzeri; gürültü yapan kimse.... |
| | venery | i., (eski) avcılık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | papa | A child's word for father.... |
| | marifet | feat. skill. sleight. trick. talent. ability. mess.... |
| | inanmak | attribute. believe. buy. credit. embrace. feel. figure. hold. suppose. swallow. trust.... |
| | bebekleşmek | to behave like a baby.... |
| | kayınbaba | father-in-law.... |
|
|
|
 |
|
 |
|