| English | Türkçe |
| summand | i. toplanılan rakamlardan her biri.... |
|
| cognomen | (i). soyadı; lakap. cognoscente, conoscente (konyoşen'tey, konoşen'tey) (i). (çoğ -ti) erbap, ehil, bir işe vakıf olan k... |
|
| ultrafilter | i. çok ince filtre.... |
|
| hem | ünlem (f). (med, ming) Hım! (bir kimseyi uyarmak için çıkarılan ses; tereddüt veya şüphe belirten ses); (f) böyle bir ... |
|
| deflagrate | (f). ateş alıp birden parlamak. deflagra'tion (i). birden ateş alma.... |
|
| scandinavia | i. İskandinavya. Scandinavian s., i. İskandinavyalı; İskandinavya'ya ait; i. İskandinav dili.... |
|
| spouter | i. fışkıran petrol kuyusu; su fışkırtan balina; balina avlama gemisi; lugat paralayıcı kimse.... |
|
| heptagon | (i). yedigen, yedi kenarlı çokgen. heptag'onal (s). yedi açısı olan.... |
|
| mocha | i. Yemen'de Moha limanl; k.h. Yemen kahvesi; çikolata ve kahve karışımı ile yapılmış veya kahveli bir tat verici; bir ... |
|
| longheaded | düsünüşünde uzağı görme kabiliyeti olan önsezi sahibi akıllı zeki |
|