| English | Türkçe |
| handed | (s.) eli olan, elli.... |
|
| tee | i., f. bazı oyunlarda hedef; golf her deliğe gidecek topa ilk vuruşun yapıldığı belirli yer; vurulmak üzere topu üzeri... |
|
| barb | argo, (bak). barbiturate.... |
|
| signor | i. efendi, bay, İtalyan asılzadelerine verilen unvan.... |
|
| aslope | (s)., (z). meyilli, yatyk, eğri; (z). meyilli olarak.... |
|
| trochilus | i. (çoğ. -li) bir çeşit yağmurkuşu; bir çeşit ötleğen.... |
|
| blucher | i. bir çeşit kalın deriden yapılmış potin.... |
|
| uranography | i. gökcisimlerini tarif ilmi; gök haritası.... |
|
| evoke | (f.) aklına getirmek, uyandırmak; hissettirmek; tevlit etmek; (ruh) çağırmak.... |
|
| physique | bünye vücut beden yapısı |
|