| English | Türkçe |
| box | f. kutuya veya sandığa koymak; gen. up ile kutulara yerleştirmek, sandıklamak, ambalaj yapmak; den. orsada boca ve pupa ... |
|
| stjohnsvvort | binbirdelik otu, sarı kantaron, bot. Hypericum colycinum .... |
|
| brown | i., s., f. kahve rengi; s. kahverengi, kahve renkli, esmer derili; güneşten yanmış; Malezya ırkına mensup; f. karartmak,... |
|
| nitrogen | (i.) azot, nitrojen. nitrog' enous (s.) nitrojene ait, azotlu.... |
|
| easement | (i). rahatlık veren herhangi bir şey; sıkıntıdan kurtarma; (huk.) irtifak hakkı.... |
|
| dianoetic | (s). düşünme kabiliyeti olan; düşünme ile ilgili.... |
|
| apish | (s). maymun gibi, maymunumsu; aşırı taklitçi apishly (z). maymun gibi; taklit ederek. apishness (i). taklitçilik.... |
|
| r.p.s., rps | kıs. revolutions per second saniyede devir.... |
|
| shuck | (i)., (f). zarf, kabuk, kılıf, özellikle ceviz veya mısır kabuğu; (A.B.D). istiridye veya midye kabuğu; (f). kabukların... |
|
| overburden | taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek fazla sıkıntı vermek fazla sorumluluk yüklemek |
|