| English | Türkçe |
| latecomer | (i.) geç gelen veya geç kalan kimse.... |
|
| away | (z). uzağa, uzakta; bir yana; -den, -dan be away bulunmamak, başka yere gitmişolmak. becarriedaway sürüklenrnek; k... |
|
| gulden | (i.) Hollanda para birimi.... |
|
| dalliance | (i). oynaşma, eğlenme cilveleşme.... |
|
| unattended | s. bakılmamış, yapılmamış (iş); ihmal edilmiş; yalnız, refiksiz.... |
|
| entente | i., Fr. anlaşma, uyuşma, itilâf, antant.... |
|
| dirigible | (i). idare edilebilen balon, zeplin, hava gemisi.... |
|
| utopia | i. ideal yer veya hal; ütopya.... |
|
| p.s. | kıs. postscript, public school.... |
|
| subject | uyruk tebaa kul bende maruz olan kimse hedef denek konu ders ders konusu neden dürtü gram özne müz esas perde esas makam fels özne subject matter konu mevzu |
|