 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | saltrising | i. patates mayasından yapılmış ekmek.... |
| | threaten | f. tehdit etmek, gözdağı vermek, korkutmak, korku vermek; kötü bir şeye alâmet olmak; yıldırmak. It is threatening sno... |
| | prunella | i. karamandola.... |
| | miscarriage | i. çocuk düşürme, düşük; işin boşa çıkması, işin ters gitmesi, başarısızlık; yanlış yere sevketme. miscarriage of just... |
| | contend | (f). çarpışmak, çekişmek, uğraşmak, mücadele etmek; iddia etmek, ileri sürmek, münakaşa etmek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | havale | remittance. bill of credit. assignment or referral of a matter to another person or office. money order. eclampsia. char... |
| | kaynanalık | being a mother-in-law.... |
| | ondalık | decimal. decimal.... |
| | sağır kapı | blind door. false door.... |
| | saygıdeğer | honorable. honourable. esteemed. respectable. august. christian. considered. well-considered. estimable. reverend. vener... |
|
|
|
 |
|
 |
|