eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-toprak earthen. fictile. earthenware. terraneous. soil. earth. ground. clay. land. country. territory. glebe. terra firma. ground-.
2-topraklı earthed. grounded. mixed.
3-toprak kayması landslide. landslip. slide.
4-topraklandırmak to give land to a landowner.
5-topraklama earthing. grounding.
6-topraklama grounding.
7-toprak kayması land slip. landfall.
8-toprak earthen. fictile. earthenware. terraneous. soil. earth. ground. clay. land. country. territory. glebe. terra firma. ground-. dirt. lump. roll. tract.
9-toprak agricultural geology. chunk. dike. dirt. domain. earth. ground. land. soil. territory. tract.
10-topraklamak earth. ground.
11-topraklamak to earth.
12-topraklamak to earth. to ground. to cover with earth.
13-topraklama ground.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
kaross i. kare şeklinde dikilmiş derilerden yapılan bir Afrika giysisi....

cobweb (i). örümcek ağı; dayanıklı olmayan herhangi bir şey; tuzak, ağ, hile; (çoğ). örümcek ağları; zihin karışıklığı....

speedwell i. yavşanotu, veronika, bot. Veronica officinalis....

exemplary (s.) örnek alınacak, tavsiyeye şayan, ibret teşkil eden....

fart (i)., (f)., kaba yellenme, osuruk; (f). yellenmek, osurmak....

bought bak. buy....

supernal s. göksel, semavi; ilâhi; yüksek....

exemplification (i.) örnek, misal, numune, sembol, timsal; (huk.) resmi mührü taşıyan bir senedin resmî kopyası....

pensive s. dalgın, endişeli, düşünceli, kara kara düşünen pensively z. dalgın dalgın, kara kara düşünerek. pensiveness i. dalg...

palm avuç içinde saklamak avuç ile dokunmak veya okşamak palm off hile ile kabul ettirmek slang sokuşturmak kazıklamak

TürkçeEnglish
bakteri bacterium....

şaşkınlık bewilderment. confusion. puzzlement. blankness. amazement. astonishment. being surprised. consternation. daze. discomfit...

antibiyotik antibiotic....

bungalov bungalow. chalet....

hazırcevap good at repartee. quick to answer back. quip. ready reply. ready wit. witty....

derin deep. profound. bottom. depth....

sağlamlaştırmak consolidate. make firm. secure. solidify. cement. consolidation. make fast. fasten down. firm. harden. reinforce. stabil...

urba gewand. kleid....

görece relative bağıl. izafi....

paradoks paradox