 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | touraco | i. Afrika muzculu, zool. Turacus fischeri.... |
| | crawfish, crawdad | (i). istakozdan küçük ve ona benzer tatlı su veya deniz hayvanı, kerevides, karavide, böcek, (zool). Astacus veya Ca... |
| | gemsbok | i., zool. Güney Afrika'ya mahsus boynuzları uzun ve ince iri ceylan.... |
| | listless | s. kayıtsız, kaygısız, dikkatsiz: neşesiz, halsiz. listlessly z. kayıtsızca. listlessness i. kayıtsızlık; neşesizlik.... |
| | transfer | i. nakil, havale, transfer, geçirme; devir, feragat; naklolunan veya geçirilen şey; çıkartma; telgraf havalesi; aktar... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tek başına | stand-alone. solitary. unaccompanied.... |
| | alev | flame. blaze. fire. spunk. pennant.... |
| | lep | A subset of LM--those from language minority households who are not proficient in English One estimate of the number of ... |
| | ikinci | second. secondary. accumulative legacy. overlying mortgage. subsequent mortgage. vice.... |
| | paslanmaz | rustproof. stainless. noncorrosive.... |
|
|
|
 |
|
 |
|