 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tub | i., f. (-bed, -bing) yarım fıçı, tekne yayık; bir yayığın alabildiği miktar; banyo küveti; k.dili tekne; f. fıçı içine... |
| | collar | (f). yaka takmak, tasma takmak; yakalamak, yakasına yapışmak; pişirmek için eti sarmak; (k).dili ele geçirmek.... |
| | deify | (f). tanrılaştırmak, ilah derecesine çıkarmak; Allah gibi tapmak.... |
| | underproduction | i. üretimin normalden veya gereğinden az olması.... |
| | robber | i. hırsız, haydut, şaki, yol kesen kimse. robbery i. hırsızlık, adam soyma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yanılmak | err. to err. make a mistake. to go wrong. to be mistaken. to make a mistake. to blunder.... |
| | isabet | hit. hitting. incidence.... |
| | eğirme | spinning.... |
| | ırz düşmanı | rapist.... |
| | daha önce | afore. already. before.... |
|
|
|
 |
|
 |
|