| English | Türkçe |
| stadium | i. (çoğ. -dia) eski Yunan stadyumu; stadyum; 185 metrelik eski uzunluk ölçüsü; inkişaf derecesi; tıb. hastalığın devre... |
|
| miscreate | f. yanlış yaratmak.... |
|
| tuck | f., i. içine tıkmak, içine sokmak, altına kıvırmak; kat kat edip küçültmek; sıkıştrıvermek, tıkmak; üstünü örtüp etrafı... |
|
| yule | i. Noel, Noel mevsimi. yule log Noel gecesi merasimle ocağa atılan iri kütük.... |
|
| shantyman | (i.) kulübede yaşayan kimse; keresteci.... |
|
| involute | (s.), (i.) dolaşık, müşkül, karışık, girift; (bot.) içeriye kıvrılmış; (zool.) bazı böcek kabukları gibi içeriye kıvrıl... |
|
| stereometer | i. oylum ölçme aleti. stereometry i. katı cisimlerin oylumunu ölçme usulü.... |
|
| sage | s., i. hikmet sahibi, ağırbaşlı; akıllı; i. bilge, hikmet sahibi kimse; yaşını başını almış akıllı adam, filozof. sage... |
|
| longwinded | s. sözü bitmez.... |
|
| ejaculate | birden bire söyleyivermek atmak fırlatmak fışkırtmak ejacula'tion ünlem fizyol dışarı atma fışkırtma ejaculatory ünlem şeklinde birdenbire ani fevri söyleyiş |
|