 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | crimson | (s)., (i)., (f). koyu kırmızı; (i). kırmızı boya; (f). koyu kırmızıya boyamak; kıpkırmızı olmak, kızarmak.... |
| | malaprop , mrs | Sheridan'mThe Rivals,, adlı piyesinde uygunsuz sözleriyle ünlü kadın.... |
| | rebound | (i.) esneklik; geri tepme; yankı; (k.dili) hayal kırıklığından sonraki tepki.... |
| | reversible | s. tersine çevrilebilir. reversibil'ity, reversibleness i. tersine çevrilebilme. reversibly z. tersine çevrilerek.... |
| | wiredancer | i. ip cambazı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | utangaçlık | bashfulness.... |
| | takunya | clog. sabot.... |
| | algılama | perceptional. perception. sensation.... |
| | yersiz | improper. indecent. inept. inopportune. mistaken. uncalled-for. undue. unearthly. unfortunate. unfounded. unhappy. untim... |
| | kızak | sled. sledge. sleight. toboggan. bobsled. skid. stocks. ways. ground ways. sliding ways. cradle. dray. guide.... |
|
|
|
 |
|
 |
|