 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | royalty | i. krallık, hükümdarlık; kral ailesinden kimseler; saltanat; mülk sahibine verilen işletme payı; bir kitabın yayımlanm... |
| | exude | (f). ter gibi dışarı vermek veya çıkmak, sızmak. exuda'tion (i). dışarı sızan şey, ter.... |
| | clastic | (s). kırılır, parçalanır; parçalardan teşekkül etmiş.... |
| | infernal | s. cehennemi, şeytani, cehenneme ait; iğrenç, melun. infernal machine suikast bombası. infernally z. şeytancasına; aşırı... |
| | checker, chequer | (i)., (f). dama; kare, ekose deseni; kasiyer; müfettiş, kontrolcu; (f). damalı yapmak, ekose deseni ile kaplamak; deği... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | halsiz | doddering. groggy. infirm. languid. low. wonky. weak. exhausted. weary. tired out.... |
| | kurtarmak | save. set free. deliver. redeem. rescue. salve. salvage. recover. free. help. absolve. bail. bail out. bring off. bring ... |
| | beşinci kol | fifth column.... |
| | yom | Day; a Hebrew word used in the names of various Jewish feast days; as, Yom Kippur, the Day of Atonement; Yom Teruah , th... |
| | sineklik | flyswatter. flyswat. flypaper.... |
|
|
|
 |
|
 |
|