 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | mesne | s., huk. orta, mutavassıt.... |
| | affected | (s). taklitçi, sahte tavırlı, poz yapan; etkilenmiş, tesir altında kalmış, müteessir. affectedly (z). yapmacık tavır... |
| | ruddy | s. kırmızı, al; sıhhatli ve pembe yüzlü; İng., (argo) kahrolası. ruddiness i. kırmızılık.... |
| | panetrable | s. delinebilir, nüfuz edilebilir; anlaşılır; tesir edilebilir penetrability i. nüfuz imkânı; delinme kabiliyeti.... |
| | disguise | (f). gizlenmek, kılığını değiştirmek, tebdili kıyafet etmek, gizlemek, saklamak. thinly disguised sözde gizli, yarı kap... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ırk | race. strain.... |
| | izdivaç | marriage. matrimony. wedlock.... |
| | istemsiz | involuntary. reflex. automatic.... |
| | görünüşte | apparent. apparently. as far as can be seen. judging by appearances. on the face of it. outward. seemingly. visually.... |
| | tarz | fashion. manner. mode. strain. style. tone. way. style stil. üslup. biçem. sort.... |
|
|
|
 |
|
 |
|