 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | superinduce | f. başka bir şeye ilaveten meydana getirmek, ek olarak katmak.... |
| | scuttle | i. soba yanına konulan madeni kömür kovası.... |
| | cestus | (i). kuşak, kemer; korse; (mit). aşk ilhamı veren ve üzeri birçok şeyle süslenmiş olan Venüs`ün kuşağı.... |
| | sideslip | f. (-ped, -ping) i. yan kaymak; hav. yan inişi yapmak; i. yana kayma; yan iniş; ağaç filizi.... |
| | pouch | i. kese, torba; küçük para kesesi; hartuç kesesi; posta torbası; göz altlannda meydana gelen torba gibi şişkinlik; tıb... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | referandum | referendum. ballot vote.... |
| | ilginç | interesting. exciting. engrossing. picturesque. absorbing. gripping. curious. quirky. taking. amazing. crackpot. fastmov... |
| | antipati | antipathy.... |
| | name | To designate by name, as the Speaker does by way of reprimand. by the sanction or authority of; 'halt in the name of the... |
| | yüklenmek | shoulder.... |
|
|
|
 |
|
 |
|