 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | velleity | i. hafif heves, hafif arzu.... |
| | so-and-so | i. filanca; (kaba söz yerine kullanılan söz) bilmem ne.... |
| | scald | f., i. haşlamak, kaynar su veya buhardan geçirmek; bir sıvıyı kaynama derecesinin hemen altına getirmek; üzerine kayn... |
| | scan | f. (-ned, -ning) inceden inceye tetkik etmek; alelacele gözden geçirmek; vezne göre okumak, vezin tahlili yapmak; tel... |
| | pale | f. beti benzi atmak, sararmak, donuklaşmak; saranmak, donuklaştırmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | dayanıksızlık | weakness. flimsiness.... |
| | şişkinlik | puffiness. swelling. inflation. bulge. intumescence. surfeit. swell. tumescence. tumidity. turgidness.... |
| | dan | black belt rank.... |
| | adapte | adapted.... |
| | bone | The hard tissue that provides structural support to the body It is primarily composed of hydroxyapatite crystals and col... |
|
|
|
 |
|
 |
|