 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | thank | (f.) teşekkür etmek; mesul tutmak. Thank goodness, Thank God Allaha şükür. Çok şükür. Hamdolsun. Thank you. Teşekkür e... |
| | presage | i., f. geleceği bildiren belirti; önsezi; f. olacağı önceden söylemek veya göstermek; kehanet etmek.... |
| | overshoot | f. (shot) nişandan öteye atmak; geçmek; aşırılığa kaçmak.... |
| | pucker | f., i. buruşturmak, kırıştırmak; buruşmak, kırışmak; büzülmek; i. buruşukluk, kırışık; k.dili şaşkınlık, heyecan, tela... |
| | milady | i. ingiliz asılzadesi kadın (bu tabir Fransa'da kullanılır); şık giyimli kadın .... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ram | Random Access Memory; a type of read/write memory.... |
| | tahini | A smooth paste made from sesame seeds Also called sesame butter Refrigerate after opening to prevent rancidity Joyva bra... |
| | yazma | manuscript. writing. hand-painted kerchief. handwritten. hand-painted.... |
| | topu topu | in all. all told. altogether.... |
| | tahribat | ravages. destruction. devastation.... |
|
|
|
 |
|
 |
|