 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | octagon | (i.) sekiz köşe ve kenarlı şey veya şekil, sekizgen; sekiz taraflı yapı veya yer. octagonal (s.) sekiz kenarlı.... |
| | rough-and-ready | s. kaba fakat gayretli ve elinden iş gelir.... |
| | wheel | i. tekerlek; çark, dolap; den. dümen dolabı; eskiden kullanılan işkence çarkı; k.dili. bisiklet; çarkıfelek; deveran... |
| | relative | s., i. nispi, izafi, göreli, bağıntılı; bağlı, ilişkin, dair; başkasına nispetle vaki olan, mensup; gram. nispi; i. akr... |
| | elephant | i. fil white elephant elde bulundurması güç olan ender rastlanır kıymetli mal; külfetli mal, bir işe yaramadığı halde ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tungsten | When alloyed in small quantities with steel, it greatly increases its hardness.... |
| | koruyuculuk | protection. support. conservation.... |
| | turşu | pickle.... |
| | dekagram | decagram.... |
| | hacıyatmaz | tumbler.... |
|
|
|
 |
|
 |
|