 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hearing | (i). işitme duyusu, işitim; işitme; (huk). celse, duruşma, oturum; ses erimi. hearing aid kulaklık, işitme cihazı. hard... |
| | unassuming | s. mütavazı, gösterişsiz.... |
| | spoonerism | i. ses veya heceleri konuşurken yanlışlıkla karıştırma: our dear old queen'' yerine ''our queer old dean.... |
| | catch | (f). (caught) yakalamak, tutmak, ele geçirmek; yetişmek (trene, vapura, uçağa); suçustü yakalamak, basmak; vurmak, inmek... |
| | palatine | s., i. damakla ilgili veya damağa ait; i. damak kemiği. palatine bone damak kemiği. palatine vault damak kemeri.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | viskoz | viscose.... |
| | kokart | cockade.... |
| | etamin | a soft cotton or worsted fabric with an open mesh; used for curtains or clothing etc.... |
| | larva | Newly hatched young of any animal in which the young are very different in appearance from the adults Plural: larvae. a ... |
| | dönüşümlü | rotative. rotatory.... |
|
|
|
 |
|
 |
|